“ONU OYNATMAKTA HAKLIYDIM, KAZIMCAN KARATAŞ ROLAND SALLAI’DEN BİLE DAHA İYİ, O BU TAKIMIN GELECEĞİ…” – Teknik direktör Okan Buruk, Kasımpaşa karşısında sergilediği etkileyici performansın ardından 22 yaşındaki genç yetenek Kazımcan Karataş hakkında beklenmedik şekilde övgü dolu sözler kullandı. Bu açıklamaların hemen ardından, savunma oyuncusu Roland Sallai bizzat söz alarak 52 yaşındaki teknik adamın bu yorumlarını sert bir dille eleştirdi ve genç yetenek Karataş’ı doğrudan hedef aldı. Yaşananlar, futbol kamuoyunda büyük şaşkınlık yarattı…

Galatasaray cephesinde Kasımpaşa karşılaşmasının ardından beklenmedik bir fırtına koptu ve bu fırtınanın merkezinde ne skor ne de taktik vardı. Maç sonrası mikrofonların karşısına geçen teknik direktör Okan Buruk’un 22 yaşındaki Kazımcan Karataş hakkında sarf ettiği sözler, sarı-kırmızılı kulübün içinde uzun süredir görülmeyen bir gerilimi gün yüzüne çıkardı.

Buruk’un “Onu oynatmakta haklıydım, Kazımcan Karataş Roland Sallai’den bile daha iyi, o bu takımın geleceği” şeklindeki çıkışı, bir anda hem soyunma odasında hem de kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Kasımpaşa maçında sahaya ilk 11’de çıkan Kazımcan Karataş, özellikle fizik gücü, topa müdahalelerdeki zamanlaması ve oyunu iki yönlü oynama becerisiyle dikkat çekmişti. Genç oyuncu, maç boyunca rakip kanadı adeta kilitlemiş, hücuma verdiği destekle de tribünlerden alkış almıştı.

Okan Buruk’un maç sonunda bu performansı açıkça övmesi ilk bakışta doğal görünse de, kullanılan ifadelerin sertliği ve Roland Sallai ile yapılan doğrudan kıyaslama, olayların seyrini tamamen değiştirdi.

Roland Sallai, Galatasaray’a büyük beklentilerle transfer edilmiş, Avrupa tecrübesiyle takıma katkı sağlaması umulan bir isimdi. Ancak son haftalarda performansındaki dalgalanmalar, teknik heyetin tercihlerini sorgulatmaya başlamıştı. Buna rağmen, Buruk’un Sallai’yi isim vererek Kazımcan’ın gerisine koyması, Macar oyuncu cephesinde adeta bir kırılma noktası yarattı.

Maçtan kısa bir süre sonra Sallai’nin yakın çevresine oldukça sert ifadeler kullandığı, bu sözlerin ise hızla kulislerde yayılmaya başladığı konuşuluyor.

İddialara göre Sallai, teknik direktörün açıklamalarını “saygısızca” buldu ve genç bir oyuncunun öne çıkarılması adına kendisinin hedef alınmasını kabul edilemez olarak değerlendirdi. Hatta bazı kaynaklar, Sallai’nin Kazımcan Karataş’a doğrudan tepki gösterdiğini, “Henüz kendini kanıtlamadan geleceğin oyuncusu ilan edilmek kolay” şeklinde imalı sözler sarf ettiğini öne sürüyor.

Bu durum, Galatasaray soyunma odasında gözle görülür bir soğukluğa neden oldu.

Kazımcan Karataş cephesinde ise bambaşka bir tablo var. Genç oyuncunun, hocasından gelen bu güçlü destek karşısında gurur duyduğu ancak yaşanan tartışmadan rahatsızlık hissettiği ifade ediliyor. Takım arkadaşlarıyla sorun yaşamak istemeyen Kazımcan’ın, Sallai’ye yönelik herhangi bir karşılık vermediği ve tamamen sahaya odaklanmayı tercih ettiği belirtiliyor.

Ancak bu sessizlik, bazı çevreler tarafından “gerilimi daha da artıran” bir unsur olarak yorumlanıyor.

Okan Buruk’un açıklamalarının ardından Galatasaray camiası ikiye bölünmüş durumda. Bir kesim, Buruk’un genç oyunculara güvenmesinin kulübün geleceği adına son derece doğru olduğunu savunurken, diğer kesim ise bu tür açıklamaların takım içi dengeleri bozabileceğini düşünüyor.

Özellikle Sallai gibi tecrübeli bir oyuncunun kamuoyu önünde dolaylı da olsa eleştirilmesi, eleştirilerin odak noktası haline geldi.

Kulüp yönetiminin ise yaşananları yakından takip ettiği ifade ediliyor. Henüz resmi bir açıklama yapılmamış olsa da, yönetim kanadında bu tür gerilimlerin büyümeden çözülmesi gerektiği yönünde görüş birliği olduğu konuşuluyor. Galatasaray’da geçmiş yıllarda benzer krizlerin takımı saha içinde olumsuz etkilediği biliniyor ve yönetim bu senaryonun tekrar yaşanmasını istemiyor.

Bu olay, aynı zamanda Okan Buruk’un teknik adamlık tarzını da yeniden tartışmaya açtı. Buruk, kariyeri boyunca genç oyunculara şans vermesiyle tanınan bir isim oldu. Ancak ilk kez bu kadar açık ve sert bir karşılaştırma yapması, onun da sezonun kritik dönemlerinde baskı altında olduğunun bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Şampiyonluk yarışının kızıştığı bu dönemde, her kararın ve her sözün büyüteç altına alınması kaçınılmaz hale geldi.

Roland Sallai açısından bakıldığında ise durum daha da karmaşık. Tecrübeli futbolcunun, bu açıklamaların ardından psikolojik olarak etkilendiği ve antrenmanlardaki tavırlarının değiştiği iddia ediliyor. Sallai’nin geleceğiyle ilgili soru işaretleri de bu olayla birlikte artmış durumda. Bazı yorumcular, yaşananların Sallai’nin sezon sonunda takımdan ayrılma ihtimalini güçlendirdiğini öne sürüyor.

Kazımcan Karataş içinse bu süreç adeta bir sınav niteliği taşıyor. Henüz 22 yaşında olan genç oyuncu, bir anda hem teknik direktörün gözdesi hem de soyunma odası içi tartışmaların merkezindeki isim haline geldi. Uzmanlar, Kazımcan’ın bu baskıyı nasıl yöneteceğinin kariyeri açısından belirleyici olacağını vurguluyor.

Sahadaki performansını sürdürebilirse, bu krizden güçlenerek çıkabileceği; aksi halde ise erken gelen övgülerin ağır bir yük haline dönüşebileceği ifade ediliyor.

Taraftar cephesinde de tartışmalar alevlenmiş durumda. Sosyal medyada Galatasaraylı taraftarlar arasında sert polemikler yaşanıyor. Bir grup, “Kazımcan geleceğimiz, hoca arkasında durmalı” derken, diğer grup ise “Hiçbir oyuncu, hele ki tecrübeli bir isim, bu şekilde hedef gösterilmemeli” görüşünü savunuyor.

Bu tartışmalar, kulübün iç dinamiklerinin ne kadar hassas bir noktada olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Önümüzdeki günlerde Okan Buruk’un bu konuya dair yeni bir açıklama yapıp yapmayacağı merak konusu. Bazı kaynaklar, deneyimli teknik adamın tansiyonu düşürmek adına daha yumuşak bir dil kullanabileceğini öne sürüyor. Ancak Buruk’un karakteri ve önceki açıklamaları göz önüne alındığında, geri adım atmasının kolay olmayacağı da konuşuluyor.

Galatasaray’ın bir sonraki maçında hem Kazımcan Karataş’ın hem de Roland Sallai’nin sahadaki durumları, yaşananların gerçek etkisini ortaya koyacak. Eğer ikisi de forma şansı bulur ve profesyonelce görevlerini yerine getirirse, kriz kısa sürede unutulabilir.

Ancak taraflardan birinin kadro dışı kalması ya da performans düşüşü yaşaması halinde, bu tartışmanın çok daha büyük bir krize dönüşmesi ihtimali göz ardı edilmiyor.

Sonuç olarak, Kasımpaşa maçı sonrası başlayan bu söz düellosu, Galatasaray’da yalnızca bir oyuncu tercihinin çok ötesine geçmiş durumda. Bu olay, teknik direktör otoritesi, oyuncu egoları, genç yeteneklerin korunması ve takım içi iletişim gibi birçok hassas başlığı aynı anda gündeme taşıdı.

Önümüzdeki süreçte atılacak adımlar, sadece Kazımcan Karataş ve Roland Sallai’nin değil, Galatasaray’ın sezon sonundaki kaderini de doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle sarı-kırmızılı camiada herkes nefesini tutmuş, yaşanacak gelişmeleri dikkatle izliyor.

Related Posts

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *