Houston Rockets’ın genç yıldızı Alperen Şengün, 2024-25 NBA sezonunda hem sahada sergilediği performansla hem de yaşadığı duygusal iniş çıkışlarla gündemden düşmedi. Sezon başında herkes onun için umutluydu. Avrupa basketbolunun yetiştirdiği en parlak yeteneklerden biri olarak gösteriliyor, Nikola Jokić ve Joel Embiid gibi yıldızlarla kıyaslanıyordu. Ancak sezonun kritik maçlarından birinde alınan mağlubiyet, taraftarları derinden yaraladı. Bu yenilgi sadece bir skor tabelası değildi, aynı zamanda genç pivotun taşıdığı ağır yükün de dışa vurumuydu.
Maçtan sonra basın toplantısında beklenen o an geldi. Normalde soğukkanlılığı ve kontrollü tavırlarıyla bilinen koç Ime Udoka, bu kez sessizliğini güçlü bir mesajla bozdu. “Herkes başarısızlıkları gördü; ama ağladığı geceleri, yorgunluktan kollarını bile kaldıramadığı günleri görmediler. Kimse onun soyunma odasında tek başına yere çöktüğü anları bilmiyor” dedi. Bu sözler salonda buz gibi bir sessizlik yarattı. Basın mensupları not almayı bile unuttu, kameraların kırmızı ışıkları yanıyordu ama herkes bir an için nefesini tutmuştu. Çünkü Udoka, oyuncusunun şimdiye kadar kimsenin görmediği kırılgan yanını açığa çıkarmıştı.

Gerçekte, Şengün bu sezonda muazzam bir yükün altındaydı. Houston Rockets’ın genç kadrosu sakatlıklarla mücadele ederken skor ve liderlik sorumluluğu onun omuzlarına kaldı. Çoğu maçta rakiplerinin en sert savunmacılarıyla boğuştu, boyalı alanın altında yorulmak bilmeden savaştı. İstatistik kâğıdına bakıldığında çoğu kez double-double, hatta triple-double’a yakın performanslar yazılıydı. Fakat takım tecrübesizlikten ötürü kritik anlarda tökezledi ve bu da mağlubiyetleri beraberinde getirdi.
Sahada yaşananların dışında söylentiler, onun hayatında perde arkasında da fırtınalar estiğini anlatıyordu. Yakın çevresine göre Şengün, ailesine dair bazı özel sorunlarla boğuşuyor, sosyal medyada yapılan ağır eleştirilerle mücadele ediyordu. Ancak tüm bu yüklerin altında ezilmek yerine gecenin bir yarısı salona gidip tek başına antrenman yapmayı tercih etti. Bir takım arkadaşı bu durumu şöyle anlattı: “Bir gece saat iki civarında salona uğradım. Işıklar açıktı, içeri girdiğimde Alperen serbest atış çalışıyordu. Gözleri kızarmıştı ama her şutu inanılmaz bir konsantrasyonla atıyordu. İşte onu farklı kılan da bu. Düştüğünde bile ayağa kalkmayı biliyor.”

Udoka’nın açıklamalarından sonra sosyal medyada adeta bir fırtına koptu. Twitter ve Instagram’da binlerce mesaj paylaşıldı. “Sen sadece bir oyuncu değil, aynı zamanda bir ilham kaynağısın”, “Gözyaşların bizim gururumuz”, “Alperen için ayağa kalk, o asla yalnız değil” gibi yorumlar ardı ardına geldi. #StandWithSengun etiketi kısa sürede dünya gündemine oturdu. Özellikle Türkiye’den gelen destek mesajları, onun ne kadar büyük bir ulusal kahraman hâline geldiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Bazı spor yorumcuları ise bu dramatik anlatımın gerçeği yansıtıp yansıtmadığını sorguladı. Kimileri, Udoka’nın basına bir tür oyun sunduğunu, oyuncusuna sempati toplamak için bu sözleri sarf ettiğini iddia etti. Ancak birçok kişi için önemli olan bunun strateji olup olmadığı değil, koçun bir baba şefkatiyle oyuncusunu koruma isteğiydi. Bir NBA analisti ESPN ekranlarında “Bazen koçlar oyuncularını savunmak için duvar örer, ama bu kez hissettim: Udoka tamamen içten konuştu. Orada bir baba gibi, bir mentor gibi duruyordu” dedi.

Şengün’ün hikâyesi, basketbolun sadece istatistiklerden ibaret olmadığını bir kez daha gösterdi. Sporcuların da duyguları, kırılganlıkları, zayıf anları var. Ama tam da bu kırılganlık onları daha insancıl ve aynı zamanda daha güçlü kılıyor. Koçun sözleri de bunun altını çizdi: “O, sadece rakamlarla ölçülecek bir oyuncu değil. Onun kalbi, istatistiklerin çok ötesinde.”

Yenilgi acı vericiydi ama aynı zamanda bir dönüm noktasıydı. Artık Alperen Şengün yalnızca yetenekli bir pivot değil, aynı zamanda duygularını paylaşan, insani yanını saklamayan bir sporcu olarak anılıyor. Gözler şimdi onun geleceğinde. Rockets’ın genç yıldızının kariyerinde yeni bir sayfa açılıyor ve EuroBasket 2025’te göstereceği performans merakla bekleniyor. Çünkü bu hikâye henüz bitmedi, daha yeni başlıyor.