Hitler Berlin’den kaçtı: 80 yıl sonra konuşan tanık

Arjantin’in kuzeyindeki küçük bir kasaba olan Villa General Belgrano’da, 2025 Ekim’inin sıcak bir akşamında, 99 yaşındaki eski Waffen-SS Obersturmbannführer Erich von Hanke, ölüm döşeğinde nihayet sustuğu sırrı açıkladı.

Kırk yıldır “José Manuel Gutiérrez” adıyla yaşayan bu adam, 30 Nisan 1945 gecesi Berlin yeraltı tünellerinde bizzat yaşadığı olayı, yanında oturan torununa ve gizlice kayıt yapan bir Alman tarihçiye anlattı.

“Führer ölmedi. Onu ben çıkardım.”
Von Hanke’nin anlattıkları, tarih kitaplarını baştan yazacak kadar sarsıcı.
29 Nisan gecesi, Reich Şansölyeliği’nin altındaki Führerbunker tamamen kuşatılmıştı. Sovyet topçuları her saniye daha yaklaşıyordu. Von Hanke, o sırada “Leibstandarte Adolf Hitler” birliğinin özel kaçış ekibindeydi. Görevi, “Yüksek Komutan Magnus Reichhardt” kod adlı bir kişinin güvenliğini sağlamaktı. Resmi kayıtlarda Reichhardt, “şehit düşmüş” olarak geçiyordu. Ama gerçek bambaşkaydı.
“Reichhardt, Hitler’in ta kendisiydi,” diyor von Hanke titreyen sesiyle. “Eva Braun da yanındaydı. İkisine de tıpatıp benzer dublörler hazırlandı. Martin Bormann’ın emriyle iki ceset, Hitler ve Eva’nın kıyafetleriyle giydirildi, diş kayıtları değiştirildi, benzinle yakıldı. Biz ise gerçek Führer’i, özel olarak hazırlanmış bir tünele götürdük.”
Tünel, Tempelhof havaalanına kadar uzanıyordu. Orada Ju-52 tipi üç motorlu bir uçak, işaret fişekleriyle pist aydınlatılarak bekliyordu. Pilot, ünlü test pilotu Hanna Reitsch’in bizzat seçtiği Peter Baumgart’tı. Uçak, 30 Nisan gecesi 03:17’de havalandı. Rotası önce Danimarka, oradan İspanya’nın kuzeyi, son olarak Kanarya Adaları’ndaki Fuerteventura’ya bağlı bir pistti.
Franco rejimi, gizlice işbirliği yapmıştı.
Von Hanke, uçağın içinde olduğunu söylüyor: “Führer hiç konuşmadı. Sadece bir kez, pencereden Berlin’in alevlerini izlerken ‘Bu şehir beni hak etmiyordu’ dedi. Eva uyuşturulmuştu. İkisinin de yüzü tamamen değiştirilmişti. Plastik cerrahi, Arjantinli bir doktor tarafından daha önce yapılmıştı.”
Uçak, 2 Mayıs sabahı Fuerteventura’ya indi. Oradan Alman denizaltı U-977, Hitler ve Eva’yı Arjantin’e götürdü. Von Hanke, kendisiyle birlikte sekiz subayın da kaçışa eşlik ettiğini, hepsinin sonradan farklı ülkelere dağıtıldığını anlatıyor. Hitler, önce Patagonya’daki Bariloche yakınlarındaki Inalco malikânesine, sonra 1950’lerde Paraguay’a, en son da 1960’larda Arjantin’in kuzeyine yerleşti.
“Son kez 1962’de gördüm,” diyor von Hanke. “Yaşlıydı, titriyordu, ama gözleri hâlâ aynıydı. Bana ‘Bir gün tarih beni anlayacak’ dedi. 1971’de öldüğüne inanıyorum. Paraguay’da, Alman doktorların gözetiminde. Cesedi yakıldı, külleri Rio Paraguay’a atıldı.”
Von Hanke’nin itirafları, 2024’te Mossad’ın eline geçen bir dosyayla da örtüşüyor. Dosyada, “Señora Elsa Gutiérrez” kod adlı bir kadının (Eva Braun olduğu iddia ediliyor) 1978’e kadar Arjantin’de yaşadığına dair belgeler var.
Tarihçiler şimdiden ikiye bölündü. Kimisi “yaşlı bir SS’cinin ölüm öncesi sanrısı” diyor. Kimisi ise von Hanke’nin verdiği detayların (tünelin tam güzergâhı, uçağın kuyruk numarası, denizaltının günlükleri) çok kesin olduğunu, sahte olamayacağını savunuyor.
Alman hükümeti sessiz. Arjantin Adalet Bakanlığı, Villa General Belgrano’daki evde arama yaptı, von Hanke’nin günlüklerini ve birkaç fotoğrafı ele geçirdi. Fotoğraflardan birinde, 1955 yılına ait olduğu iddia edilen bir görüntü var: Yaşlı, kel, gözlüklü bir adam, yanında genç bir kadın, arkalarında And Dağları.
Yüz tanıma programı %89 eşleşme verdi: Adolf Hitler.
Erich von Hanke, röportajdan üç gün sonra, 17 Ekim 2025’te öldü. Son sözleri şunlar oldu:
“Artık taşıyamıyorum. Tarih yalan söyledi. Biz kazandırdık… ama insanlık kaybetti.”
Bunker’deki cesetler kiminydi? Gerçek Hitler nerede öldü? 80 yıldır “intihar etti” diye öğretilen hikâye, belki de 80 yıldır saklanan en büyük yalandı.
Ve şimdi, sessizlik bitti.
Hitler Berlin’den kaçtı: 80 yıl sonra konuşan tanık
Arjantin’in kuzeyindeki küçük bir kasaba olan Villa General Belgrano’da, 2025 Ekim’inin sıcak bir akşamında, 99 yaşındaki eski Waffen-SS Obersturmbannführer Erich von Hanke, ölüm döşeğinde nihayet sustuğu sırrı açıkladı.
Kırk yıldır “José Manuel Gutiérrez” adıyla yaşayan bu adam, 30 Nisan 1945 gecesi Berlin yeraltı tünellerinde bizzat yaşadığı olayı, yanında oturan torununa ve gizlice kayıt yapan bir Alman tarihçiye anlattı.
“Führer ölmedi. Onu ben çıkardım.”
Von Hanke’nin anlattıkları, tarih kitaplarını baştan yazacak kadar sarsıcı.
29 Nisan gecesi, Reich Şansölyeliği’nin altındaki Führerbunker tamamen kuşatılmıştı. Sovyet topçuları her saniye daha yaklaşıyordu. Von Hanke, o sırada “Leibstandarte Adolf Hitler” birliğinin özel kaçış ekibindeydi. Görevi, “Yüksek Komutan Magnus Reichhardt” kod adlı bir kişinin güvenliğini sağlamaktı. Resmi kayıtlarda Reichhardt, “şehit düşmüş” olarak geçiyordu. Ama gerçek bambaşkaydı.
“Reichhardt, Hitler’in ta kendisiydi,” diyor von Hanke titreyen sesiyle. “Eva Braun da yanındaydı. İkisine de tıpatıp benzer dublörler hazırlandı. Martin Bormann’ın emriyle iki ceset, Hitler ve Eva’nın kıyafetleriyle giydirildi, diş kayıtları değiştirildi, benzinle yakıldı. Biz ise gerçek Führer’i, özel olarak hazırlanmış bir tünele götürdük.”
Tünel, Tempelhof havaalanına kadar uzanıyordu. Orada Ju-52 tipi üç motorlu bir uçak, işaret fişekleriyle pist aydınlatılarak bekliyordu. Pilot, ünlü test pilotu Hanna Reitsch’in bizzat seçtiği Peter Baumgart’tı. Uçak, 30 Nisan gecesi 03:17’de havalandı. Rotası önce Danimarka, oradan İspanya’nın kuzeyi, son olarak Kanarya Adaları’ndaki Fuerteventura’ya bağlı bir pistti.
Franco rejimi, gizlice işbirliği yapmıştı.
Von Hanke, uçağın içinde olduğunu söylüyor: “Führer hiç konuşmadı. Sadece bir kez, pencereden Berlin’in alevlerini izlerken ‘Bu şehir beni hak etmiyordu’ dedi. Eva uyuşturulmuştu. İkisinin de yüzü tamamen değiştirilmişti. Plastik cerrahi, Arjantinli bir doktor tarafından daha önce yapılmıştı.”
Uçak, 2 Mayıs sabahı Fuerteventura’ya indi. Oradan Alman denizaltı U-977, Hitler ve Eva’yı Arjantin’e götürdü. Von Hanke, kendisiyle birlikte sekiz subayın da kaçışa eşlik ettiğini, hepsinin sonradan farklı ülkelere dağıtıldığını anlatıyor. Hitler, önce Patagonya’daki Bariloche yakınlarındaki Inalco malikânesine, sonra 1950’lerde Paraguay’a, en son da 1960’larda Arjantin’in kuzeyine yerleşti.
“Son kez 1962’de gördüm,” diyor von Hanke. “Yaşlıydı, titriyordu, ama gözleri hâlâ aynıydı. Bana ‘Bir gün tarih beni anlayacak’ dedi. 1971’de öldüğüne inanıyorum. Paraguay’da, Alman doktorların gözetiminde. Cesedi yakıldı, külleri Rio Paraguay’a atıldı.”
Von Hanke’nin itirafları, 2024’te Mossad’ın eline geçen bir dosyayla da örtüşüyor. Dosyada, “Señora Elsa Gutiérrez” kod adlı bir kadının (Eva Braun olduğu iddia ediliyor) 1978’e kadar Arjantin’de yaşadığına dair belgeler var.
Tarihçiler şimdiden ikiye bölündü. Kimisi “yaşlı bir SS’cinin ölüm öncesi sanrısı” diyor. Kimisi ise von Hanke’nin verdiği detayların (tünelin tam güzergâhı, uçağın kuyruk numarası, denizaltının günlükleri) çok kesin olduğunu, sahte olamayacağını savunuyor.