Teknik direktör Okan Buruk, bu akşam Kasımpaşa ile oynanacak maç öncesinde ilk 11’i açıkladı. Herkesi şaşkına çeviren bir kararla, özel nedenler sebebiyle 3 önemli oyuncuyu kadro dışı bırakan Buruk, aynı zamanda daha önce hiç kullanılmamış bir taktik dizilişi tercih etti. Bu cesur hamle, taraftarların ve futbol kamuoyunun gözlerine inanamasına neden oldu…👇👇

Teknik direktör Okan Buruk’un maçtan saatler önce açıkladığı kadro, Galatasaray camiasında adeta bir deprem etkisi yarattı. Kasımpaşa karşılaşması öncesinde beklenen klasik tercihlerin tamamen dışına çıkan Buruk, hem aldığı cesur kararlar hem de sahaya sürmeyi planladığı sıra dışı dizilişle herkesin aklını karıştırdı.

Daha kadro listesi resmi kanallardan paylaşılır paylaşılmaz, sosyal medyada tartışmalar alevlendi, spor programları acil yayınlara geçti ve taraftarlar ekran başında adeta gözlerine inanamadı. Çünkü bu sadece sıradan bir rotasyon ya da formsuzluk hamlesi değildi; bu, Okan Buruk’un kariyerindeki en radikal tercihlerden biriydi.

En çok konuşulan konu ise üç kilit oyuncunun tamamen kadro dışında bırakılması oldu. Bu isimler sezon boyunca takımın bel kemiği olarak görülmüş, büyük maçlarda sorumluluk almış ve taraftarın gözünde “vazgeçilmez” statüsüne ulaşmış futbolculardı. Ancak Buruk, hiçbir tereddüt göstermeden bu üçlüyü maç kadrosuna dahi almadı.

Kulübe yakın kaynaklardan sızan bilgilere göre kararın arkasında disiplinle ilgili hassas detaylar, antrenman performansları ve soyunma odasında verilen mesajlar yatıyordu. Okan Buruk’un bu hamlesi, “isimlere değil formaya bakarım” sözünün sahadaki en net karşılığı olarak yorumlandı.

Bu karar aynı zamanda Galatasaray soyunma odasına da çok net bir mesaj niteliği taşıyordu. Kim olursa olsun, ne kadar yıldız olursa olsun, takım disiplininin ve teknik ekibin çizdiği sınırların dışına çıkıldığında sonuçlarına katlanmak zorunda kalınacaktı.

Buruk’un bu tavrı bazı oyuncular arasında şok etkisi yaratırken, genç ve yedek durumda olan isimler için ise büyük bir fırsat kapısı araladı. Antrenmanlarda sessiz sedasız çalışan, şans bekleyen futbolcular bir anda kendilerini ilk 11’e çok yakın buldu.

Ancak asıl büyük sürpriz, sahaya çıkması beklenen taktik dizilişle geldi. Okan Buruk’un Kasımpaşa karşısında denemeye hazırlandığı sistem, Galatasaray’ın son yıllarda alışık olmadığı, hatta neredeyse hiç kullanılmamış bir yapıydı. Kağıt üzerinde bakıldığında riskli, cesur ve fazlasıyla deneysel görünen bu diziliş, rakibi şaşırtmayı ve oyunun kontrolünü beklenmedik bölgelerde ele geçirmeyi hedefliyordu.

Teknik ekibe yakın isimler, Buruk’un bu sistemi haftalardır kapalı kapılar ardında çalıştığını ve özellikle Kasımpaşa’nın zaaflarına göre şekillendirdiğini iddia ediyor.

Bu yeni düzenle birlikte bazı futbolcular tamamen farklı roller üstlenecekti. Alışılmış pozisyonlarının dışına çıkacak olan isimlerin sahadaki performansı büyük bir merak konusuydu. Özellikle savunma hattında yapılacak kaymalar ve orta sahadaki rol değişimleri, maçın kaderini belirleyecek ana unsurlar olarak görülüyordu.

Buruk’un bu tercihi, “ya büyük bir deha hamlesi ya da ağır bir bedeli olan bir kumar” şeklinde yorumlandı. Orta yol yoktu; bu maç, teknik adamın cesaretinin ve futbol aklının açık bir sınavı olacaktı.

Taraftar cephesinde ise duygular oldukça karışıktı. Bir kesim, Okan Buruk’un cesaretini alkışladı ve “büyük hocalar böyle riskler alır” yorumlarını yaptı. Onlara göre Galatasaray gibi büyük bir kulüp, alışılmış kalıplarla değil, rakiplerini şaşırtan yeniliklerle fark yaratmalıydı. Diğer bir kesim ise bu kararları gereksiz bir macera olarak değerlendirdi.

Özellikle kritik haftalara girilirken böyle radikal değişikliklerin takımın dengesini bozabileceğini savunanlar, sosyal medyada sert eleştirilerde bulundu.

Kasımpaşa cephesi ise bu gelişmeleri yakından takip ediyordu. Rakibin üç önemli oyuncusunun kadroda olmaması ilk bakışta avantaj gibi görünse de, belirsizlik aynı zamanda tehlike anlamına geliyordu. Çünkü Galatasaray’ın nasıl bir oyun planıyla sahaya çıkacağı net değildi. Bu bilinmezlik, Kasımpaşa teknik heyetinin maç planını zorlaştırdı.

Rakibin alışılmış pres düzeni mi uygulanacaktı, yoksa topu rakibe bırakıp ani geçişlerle mi gol aranacaktı? Okan Buruk’un sürprizleri, karşı tarafın tüm hesaplarını altüst etti.

Maç öncesi basın tribünlerinde de alışılmadık bir hava vardı. Gazeteciler, açıklanan kadroyu defalarca kontrol etti, isimlerin doğruluğundan emin olmaya çalıştı. Çünkü ilk bakışta bile bu dizilişin ve oyuncu tercihlerinin Galatasaray tarihinde ender görülen türden olduğu hissediliyordu.

Tecrübeli spor yazarları, yıllar sonra bu karşılaşmanın “Okan Buruk’un kırılma anı” olarak anılabileceğini dile getirdi. Kazanılması halinde Buruk’un vizyoner bir teknik adam olarak övgüyle anılacağı, olası bir puan kaybında ise bu kararların uzun süre tartışılacağı konusunda herkes hemfikirdi.

Bu maç, aynı zamanda Buruk’un teknik adamlık felsefesinin de bir yansımasıydı. O, sadece rakibe göre değil, kendi takımının ruh haline ve iç dinamiklerine göre de karar alan bir isim olduğunu defalarca göstermişti.

Kasımpaşa karşısındaki bu tercihleriyle, futbolun sadece sahada oynanan bir oyun olmadığını, kulüp içi denge, disiplin ve psikolojinin en az taktik kadar önemli olduğunu bir kez daha vurguladı. Üç yıldızın kadro dışı kalması, belki de uzun vadede takım içindeki hiyerarşiyi yeniden şekillendirecek bir adım olacaktı.

Sahaya çıkacak genç ve az forma şansı bulmuş oyuncular için ise bu maç bir vitrin anlamı taşıyordu. Böyle bir atmosferde, böylesine büyük bir sorumlulukla sahaya çıkmak her futbolcunun kaldırabileceği bir yük değildi. Ancak başarılı olmaları halinde, kariyerlerinde yeni bir sayfa açmaları işten bile değildi.

Okan Buruk’un onlara duyduğu güven, maçın en duygusal hikâyesini oluşturuyordu.

Karşılaşmanın sonucu ne olursa olsun, bu gecenin uzun süre konuşulacağı şimdiden belliydi. Okan Buruk, Kasımpaşa maçıyla birlikte “konfor alanı” kavramını tamamen rafa kaldırmıştı. Alışılmış doğruları sorgulayan, risk alan ve gerekirse eleştirilmeyi göze alan bir teknik adam profili çiziyordu.

Galatasaray için bu cesur hamle bir dönüm noktası mı olacak, yoksa gereksiz bir deney mi olarak hatırlanacak, bunu ancak sahadaki 90 dakika gösterecekti.

Ancak bir gerçek vardı ki, maç başlamadan bile Okan Buruk hedefine ulaşmıştı: Herkes Galatasaray’ı, onun kararlarını ve sahaya yansıtacağı futbolu konuşuyordu. Futbol dünyasında bazen bir kadro listesi, bir maçtan çok daha fazla anlam taşıyabilirdi. Bu gece açıklanan kadro da tam olarak öyleydi; şaşırtıcı, tartışmalı ve unutulması zor.

Galatasaray taraftarı için nefesler tutulmuştu, çünkü bu karşılaşma sadece üç puanlık bir mücadele değil, bir teknik adamın cesaretinin ve vizyonunun sahadaki yansıması olacaktı.

Related Posts

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *